Ferahfeza Makamı

“Ünlü musikişinas Vardakosta Ahmet Ağa tarafından terkip edilmiştir. Dizisi iki türlü elde edilebilmektedir. Birinci şekilde, acem makamı dizilerine acemaşiran perdesindeki çargâh dizisinin ve yegâh perdesindeki bûselik dizisinin eklenmesiyle elde edilir. İkinci şekilde ise yerindeki acem-aşiran makamı dizisine yegâh perdesindeki bûselik dizisinin eklenmesinden meydana gelir. İkinci çeşit ferahfezâda tiz durak acem perdesinden seyre başlanacağından bu bölgede bir seyir alanına ihtiyaç vardır. Giriş seyrindeki bu bölgeyi temin etmek için acemaşiran perdesindekiçârgâh beşlisi simetrik olarak tiz durak acem perdesine aynen göçürülür. Böylece aynı zamanda makamın genişleme alanı da teşkil edilmiş olur. Bu ikinci çeşit ferahfezâ birincisine göre daha fazla kullanılmıştır.

Nota yazımında donanımına si küçük mücennep bemolü yazılır, gerekli değişiklikler ise eser içerisinde gösterilir. Yedeni, kabanım hicaz perdesi (bakiye diyezli do) dir. Makamın güçlüsü tiz durak acem perdesi olup bu perdede çârgâh çeşnisiyle yarım karar yapılır. İnici bir seyir takip eden makamın durağı yegâh perdesidir.

Ferahfezâ makamı seyri sırasında, zaman zaman neva perdesindeki bûselik beşlisiyle yapılan asma kararlar oldukça ilgi çekicidir. Zira ferahfezâ makamının içinde yer alan acem-aşiran makamı dizisinde yapılan nevâda bûselik geçkisi, Batı mûsikisindeki majör-minör ilişkisi çerçevesinde fa majörün ilgili minörü olan re minöre yapılan geçki gibidir. Bu durum, majör-minör arasındaki münasebet konusunda bilgileri olmadığı halde Türk mûsikisi bestekârlarının deha ve sezgileriyle mûsikinin tabii kanunlarını başarıyla uyguladıklarının açık bir delilidir.

Ferahfezâ makamı seyri esnasında zaman zaman, acem-aşiran dizisinin ikinci derecede güçlüsü olan çârgâhta bûselik perdesi yeden olarak kullanılmak suretiyle yapılan çârgâhlı asma kararlar da son derece önemlidir. Makamın diğer asma karar perdeleri ise nevâda bûselikli ve hicazlı, çârgâhta nikrizli, segâhta segâhlı veya ferahnâklı, dügâh perdesinde de uşşaklı, kürdîli ve hicazlı kalışlardır. Diğer taraftan çârgâh çeşnisiyle asma karar yapılan acem-aşiran perdesinin de bu makam için ayrı bir önemi vardır. Çünkü bu perdedeki belirgin kararlar ve dolayısıyla acem-aşiran dizisinin varlığı ferahfezâ makamını sultânîyegâh makamından ayıran özelliklerdendir.

Ferahfezâ makamına örnek olarak Zeki Mehmed Ağa ve Tanbûrî Cemil Bey’in muhammes usulündeki peşrevleri, Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi’nin Mevlevî âyiniyle firengî fer’ usulünde, “Ey kaşı keman tîr-i müjen cânıma geçti” mısraı ile başlayan ikinci bestesi, Mehmet Râkım Elkutlu’nun, “Nâzında senin özlediğim eski cefâ yok” mısraı ile başlayan semâisi ve Şehzâde Seyfeddin Efendi’nin düyek usulünde, “Halâs et kalbimiz hubb-i sivâdan” mısraı ile başlayan ilâhisi verilebilir.”
Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (cilt: 12; sayfa: 356)