indir-22

Neyzen Ne Demektir? Kimlere Neyzen Denir?

Neyzen ne demektir? Kimlere neyzen denir?

Neyzen kelimesi, kelime anlamı olarak, “ney icra eden kişi” anlamına gelir. Temel anlamda ney icrası anlamı taşısa da, tasavvuf açısından biraz daha zengin bir anlama bürünmüştür.

Tasavvufa göre, her ney üfleyen, neyzen değildir.
Hem ney icrasında, hem de tasavvuf açısından belli bir olgunluğa erişmiş olmalıdır. Bu açıdan “ney” sıradan bir müzik enstrümanı değil, kamil insanın (insan-ı kamil) bir suretidir.

Neyzen de, kamışlıktan koparılıp, olgunluğa erişmesi için kurutulan ney kamışı gibi olgunlaşmalı, kamil insan olma yolunun bir yolcusu olmalıdır.

images (3)Neyzen, neye nefes vererek, kamışa hayat veren kişidir. Hayatın asıl kaynağı olan Yaradanın bir suretini temsil eder. Bu temsiliyetin anlam kazanabilmesi için neyzen, tasavvuftaki “Vahdet-i Vücud – Vahdet-i Mevcud” öğretisinin gösterdiği gibi, “nefsinden arınarak Mutlakla bütün” olmalıdır.

Tasavvuf bir “edeb” işidir. Bu nedenle “neyzen” de, tasavvufun gerektirdiği “edebi” taşıyor olmalıdır.

Tasavvuf bir yolculuktur, neyzen de bu bakış açısıyla, “bir yolcudur”. Bu nedenle, “neyzen oldum” diyebilmek pek mümkün değildir.

Kısacası, ney kültürünü, sadece bir meslek olarak değil, bir yaşam tarzı olarak benimsemiş olmak gerekir.

Son olarak, Hz. Mevlana’nın Mesnevi’sinin ilk beyitlerine kulak verelim:

“Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor:
Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… herkes ağlayıp inledi.
Ayrılıktan parça parça olmuş, kalb isterim ki, iştiyak derdini açayım.
Aslında uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.

Ben her cemiyette ağladım, inledim. Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de.
Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.
Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, ancak (her) gözde, kulakta o nur yok.
Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, lâkin canı görmek için kimseye izin yok.
Bu neyin sesi ateştir, hava değil; kimde bu ateş yoksa yok olsun!

Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, aşk coşkunluğudur ki şarabın içine düşmüştür.
Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır. Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı.
Ney gibi hem bir zehir, hem bir tiryak, ney gibi hem bir hemdem, hem bir müştak kim gördü?
Ney, kanla dolu olan yoldan bahsetmekte, Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir.
Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, dile de kulaktan başka müşteri yoktur.”